İş Görüşmelerinde Yapılan 8 Hata

İş görüşmelerinde tek hata yapan taraf görüşmeye gelenler değildir; görüşmeyi yürütenler de bir sürü hata yapar. 40’tan fazla kitabın yazarı olan, Inc.com ve CBS MoneyWatch.com gibi sitelerde köşe yazarlığı yapan ve yıllardır liderlik ve yöneticilik hakkında çeşitli yerlerde konferanslar verip workshoplar düzenleyen Jeff Haden, alanındaki önemli kanaat liderlerinden biri sayılıyor. Haden’ın, iş görüşmelerinde, görüşmeyi yapan kişinin nerelerde hata yapıp en iyi adayları göz ardı ettiği ile ilgili LinkedIn’de paylaştığı bilgilerinden derlenen yazı şöyle : “İş Görüşmelerinde Yapılan 8 Hata” öğesini okumaya devam et

Reklamlar

Bak Beyim Sana İki Çift Lafım Var!

    Uzun zamandır iş arıyorum yani hayalimde ki işi arıyorum demem lazım. Hayalinize kavuşmak pek tabii o kadar kolay olmuyor. Yine olumlu yanından bakacak olursam; İK’cı kimliğimden yalınlaşarak tamamen aday olmanın tadını ve zorluğunu, seçen değil seçilen olmanın stresini, heyecanını yaşıyorum. Bana kattığı artılar sadece bu olmadı aynı zaman da pek çok firmanın işe alım süreçlerini gözlemleme, bilgi sahibi olma yeri geldiğinde ise soğuk rüzgarların estiği durumlarda bulunmama neden olmadı değil :))
  Yaptığım genel gözlemlere göre açıkça söyleyebilirim ki çoğu şirket hızlı bir şekilde İK alanında yenilikler ve gelişmelerde atağa geçmiş durumda. İşverenler değiştirilemez ve farkındalık yaratan tek kaynaklarının çalışanları olduğunun farkına varmaya ve bu konuda geliştirici yöntemler uygulamaya başlamış. Örneğin bu firmaların çoğunda “akademi” olgusunun yaratıldığını ve sadece bir oluşum olarak kalmadığını,son derece önemli çalışmalarla faaliyet gösterdiklerini söyleyebilirim.
  Tüm bu güzel gelişmeleri yanında “saldım çayıra” İK yaklaşımlarını da maalesef gördüm. Hala “gelmediğiniz saatleri/günleri belirleyip tiiiyykıtınızdan (ticket demeye çalışıyor) ya da yol ücretinizden keseriz!!”  yaptırımlarıyla personelin devam durumunu kontrol altına almaya çalışan firmalar var. ( Do you know İşveren Markası ? , ÇDÖ ? ) Bir de beni benden alan “Allah’ım burada ne işim vardı ? ” dediğim bir görüşme anımı paylaşma istiyorum.

  Malum gizli ilan vermeyi severiz 🙂 Yine bir ‘sektöründe lider firma‘ ile görüşmem için sabah erken saatte kalkıp hazırlandım ve 2 saat süren yolculuğuma başladım ( şehir değiştirmedim tabii ki İstanbul trafiği keyfiee 🙂 ) görüşmeye davet ettiklerinde şirket ismini söyleyeme teşrif ettikleri için epeyce bir araştırma yapıp hatta İK çalışanlarını bile ‘stalker’ gibi inceledim. ( Evet, görün ne kadar önemlisiniz şirket için Ey İK! senin aynanın karşısında dudak büzerek verdiğin fotoğraf benim için sorgulamaların başladığı yerdir. ) Neyse görüşme yerine vardım, plaza ruhunun merkezi!! Starbucks gurmeleri ellerinde kahveleriyle yine bir şeyler ‘set’ ediyordu :))  Santralden geldiğimi bilgi verdiler, o sırada “baban nabioo ?” sorularının sorulduğu revizenin dibini görmesi gereken bir başvuru formu doldurdum.  Görüşme saatimi biraz geçti ve ortalıkta hala bir hareket yoktu derken 2 kişi daha aynı pozisyon için görüşmeye geldi. 5 dakikaya filan mı sığdırmaya çalışıcaklar İK görüşmesini acaba diye kendi kendimi eğlendirirken ( sıkıldım haliyle) geldi bizim güler yüzlü İK’cı.
Merhabalar, hoşgeldinizler buyrun şöyle vs. beni görüşme odasına aldı. Elimde ki montumu ve çantamı yan sandalyeye koymak için atak yapmıştım ki  (daha oturmadım bile gençler 🙂 )

“Evett Gizem Hanımm! Kendinizi anlatır mısınız ? ” sorusu geldi. ( ben “tşk. cınım iyiyim siz nasılsınız ? valla şirketi kolay buldum yeriniz güzel” klişesine hazırlamıştım kendimi  ) Ani gelen bu soru karşısında tepkimi belli etmemek için zorlasam da motivasyon olarak bitmiştim.
Kendimden bahsettikten sonra bu sefer sorular gelmeye başladı ve dedi ki işe alım UZMANI kızımız ;
“stres altında, yoğun tempoda çalışır mısınız ? Zaten çalışamazsanız 2 aylık süreç içinde biz çıkarıyoruz hemen personeli” ,
 bu ve bunun gibi bir çok saçma sorudan sonra ben bu işin bana yâr olmayacağını anlayınca tepkisel cevaplar verdim haliyle. Görüşmenin 10. dakikasında İK’nın onlar için çok önemli olduğunu, görüşmelerde çok titiz olacaklarını belirtip görüşmeyi sonlandırdı. Olumlu/ olumsuz dönüş yapacaklarını söyledi.
Şimdi ben neye yanayım ? O kadar yolu bir de geç kalmamak için koşturduğuma mı yanayım hala İK’dan anlamayan insanların şirketin imajlarına nasıl zarar verdiklerine mi yanayım ? Bir yandan gerçekten hayran kaldığım görüşmecilere/şirketlere ya da “ateşi buldum terk” şirketlerin hala var olduğuna ve bu arada ki uçuruma mı yanayım ?
Yanayım yanayım ateşlerde yanayımmm derken L&M İsmail abiyle yazımı noktalıyorum :))

Sevgiler,

Gizem

İşe Alımda uygulanan Testler

  Bu hafta #iksohbeti’nin konusu “İşe alımda uygulanan testler ve testlerin gerekliliği” oldu ve bir çok yorum yer aldı. Ancak genel olarak ortaya çıkan fikir, testlerin yardımcı olarak görülmesi ve  testi yorumlama kısmında ki bilgi/donanım gerekliliğinin önemli faktörlerden biri olduğuydu.

  İşe alımlarda uygulanan testler, doğru belirlendiğinde ve doğru uygulandığında son derece faydalı bir araç olmaktadır. Değerlendirme amacına göre testler ;
Bireysel testler – grup testleri , kağıt/kalem testleri – aletli testler, sözel ve sözel olmayan testler, kültüre bağlı olan ve olmayan testler, psikometrik testler- projektif testler… olmak üzere bir çok çeşitte yapılabilmektedir.
Testin uyarlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi uzmanlık gerektiren bir konu olduğu için şirketlerin çoğu bu konuda dış kaynaklardan yardım almaktayken bazı şirketler kendi bünyelerinde ki personeline bu işin eğitimini vermektedir. Testler uzmanlık alanı gerektirdiği gibi maliyet olarak da pahalı değerlendirme araçlarıdır. Bu sebeplerden dolayı ülkemizde özellikle küçük işletmelerde işe alım test uygulamalarının kullanılmadığını söylemek mümkün. Kullanan şirketlerde ise durum yine karışık. Çünkü bazı firmalarda testleri yorumlayacak nitelikli eleman yok ya da test ve ölçülmek istenen sonuç tamamen alakasız bir duruma gelebiliyor. Mesela ben ” Mavi gözlü bir otobüs şoförü 1.durakta 30 kişi binmiş 10 kişi indirmiş 2.durakta 5 kişi binmiş 15 kişi indirmiş… şoförün gözü ne renk ? şeklinde bir teste mağdur kalmıştım. Başına kocaman bu bir farkındalık testi yazsalar amacını yine de anlayamam o sorunun!

 Adayların işe uygunluğunu değerlendirmede yararlanılan başka teknik yöntemlerde vardır. Bunlar ;

  • İş örneklemesi
  • Değerlendirme merkezleri
  • Minyatür iş eğitimi ve değerleme yöntemi
  • Yalan makinesi
  • El yazısı analizi
  • Uyuşturucu, AIDS ve genetik testler olarak belirtilebilir. 

Tabii son 3 maddenin uygulandığı bir firma henüz duymadım. Bilen varsa yeşillendirebilir. Yalan makinesini bizde sadece Yalçın Çakır kullanıyor  :))

İş Örneklemesinde; adaylara işle ilgili önemli ögelerin yaptırılması sağlanarak değerlendirme yapılır. Örneğin; sürücü pozisyonu için başvuran adaylara sürüş testi yaptırmak gibi.
Değerlendirme merkezi yöntemi ise; mülakat, test uygulaması, işletme oyunları, grup tartışmaları vb. eğitim ve değerleme araçlarının kullanıldığı bir yaklaşımdır.
Minyatür iş eğitimi ve değerleme yönteminde, adaylara işin önemli bazı görevleri konusunda verilen kısa bir eğitimden sonra gösterilen işi yapılması istenir ve performansına göre değerlendirilir.
Yalan makinesinde, adı üstünde yalan makinesiyle yapılan aletli bir testtir. 🙂
El yazısı analizinde, kişilerin el yazısıyla ruhsal ve kişilik durumları hakkında görüş edinmeyi amaçlayan ve oldukça uzmanlık gerektiren bir yöntemdir. (ve bana saçma gelir.(evet yazım çok kötü))
Uyuşturucu, AIDS ve genetik testlerde ise sağlık kontrolü esastır.

Özetle, uzman kşilerce ve uygun şekillerde doğru test uygulanırsa personel seçiminde ve değerlendirilmesinde son derece yararlı uygulamalar mevcuttur.

Sevgiler,

Gizem.

Sözsüz Konuşmanın Önemi

     
     Prof. Dr. Albert Mehriban’ın 1960′lı yıllarda iletişime dair yapmış olduğu araştırma sonuçları şöyledir: “Söz (%7), ses tonu (%38) ve beden dili (%55)” Günümüzde hala geçerliliğini koruyan bu araştırma sonucundan hareketle;  iş görüşmelerinde beden dili, kullanılan sözler ve bunları ifade ediş biçimleri  -ses tonu,vurgu, anlatım vb. – iş görüşmelerinde etkili faktörlerdir. Beden dili konusunda bilinçli olmak, yani hem kendi bedenimiz üzerinde hakimiyet kurmak, hem de karşı tarafın beden hareketlerinin taşıdığı anlamları farketmek sadece kariyer yaşamımızın başlangıç aşaması olan iş görüşmelerinde değil, profesyonel yaşantımızın her aşamasında bize önemli avantaj sağlar.
İş görüşmelerinde başarı sağlamada adayın sahip olduğu teknik ve uzmanlık alanıyla ilgili bilgileri, sözlü ifadeleri kadar, görüşme sırasında sergilediği sözsüz iletişim mesajları da etkilidir. Benzer biçimde aday, görüşme sırasında görüşmecinin beden dili göstergelerinden de karşısındaki kişinin ilgi düzeyini tespit edebilir.
Yapılan araştırmalar, görüşmede adayla ilgili ilk izlenimlerin ilk 5 dakikada hatta ilk 30 saniyede oluştuğunu ve bu izleniminde kolay kolay değişmediğini ortaya koymaktadır. İlk izlenimin kötü olması halinde durumun düzeltilmesi ise çok uzun bir zaman ve çaba gerektirmektedir. İlk izlenimi olumlu kılan tutum ve davranışlar şöyle sıralanmaktadır:
Görüşmeden 15-20 dakika önce orada olmak, görüşmeyi yürütecek kişinin elini sıkmak, “oturun” demeden oturmamak, gülümsemek, görüşmeciyle göz teması kurmak, dik oturmak, dinlerken herhangi bir şeyle oynamamak,aktif ve insiyatifli olmak ancak gereksiz konulara girmemek.”
Görüşmecinin adayla ilgilendiğini gösteren, olumlu anlamlar çıkaracak beden dili göstergelerine örnekler ise; öne doğru eğilip oturması,notlar almaya başlaması,telefon görüşmelerini iptal etmesi, göz teması vb. Görüşmecilerin adayla ilgilenmediğini gösteren olumsuzluk ifadesi olan beden dili göstergeleri ise; geriye doğru yaslanma, ayakların ve/veya ellerin sallanması, kolların kovuşturulması, göz temasının kesilmesi, başka şeyler uğraşma vb.
   O halde ilk izlenime dikkat etmeli ve bunun olumlu olması için gerekli ses tonu, beden dili ve sözlere dikkat etmeliyiz…

Dikkat ! Stres Mülakatındasınız !

  Gelişen dünya ve iş hayatında zamanın önemi iyice artmıştır.Yapılacak işler çoğalmış ancak zaman kısıtlı hale gelmiştir bu nedenle zamanı verimli kullanma durumu herkesi strese maruz bırakmaktadır.
  Stres mülakatları şirketlerce genelde uygulanan bir mülakat tekniğidir.Genellikle pozisyonun ne olduğuna bağlı olarak yapılabilir.Mesela yatırım bankacılığı,pilot,polis memuru,hava trafik kontrolörlüğü,brokerlık,özel askeri işler,bazı satış işleri gibi işlerde çalışmaya adaysanız belki bir gün sizde bu mülakatın bir parçası olabilirsiniz… 🙂
 Adı üzerinde stres mülakatları,adayın stresli bir ortamında nasıl tepki vereceği,stresini nasıl kontrol edeceğini görmek için yapılmaktadır.Burada varsayım,stres mülakatında diğer adaylardan daha başarılı olan adayın gerçek iş yaşamında da stres yönetimi konusunda başarılı olacağıdır.
 Stres mülakatında olduğunuzu anlamanız için şimdi kullanılan bir kaç tekniğe bakalım :

  • Bekleme odasında bir saat kadar bekletiliyorsanız,
  • Mülakatçı sizinle ilgilenmiyor sanki yapmak zorunda olduğu için zoraki bir tavır sergiliyorsa (hatta dergi,gazete bile okuyabilir (: ) ,
  • Beklemeniz için bir odaya alındıysanız ve oturmanız için bir sandalye dahi yoksa,
  • Birden fazla mülakatçının olması durumunda ardı ardına sorular soruluyor,cevabınız bitmeden başka bir soru yöneltiliyorsa,
  • Mülakatçı sizi geçmişiniz ve aldığınız eğitimler hakkında eziyor ve dalga geçiyorsa,
  • Size yöneltilen soruların cevaplarından tatmin olunmamış gibi görünüyorsa,
  • Hatta mülakatçı uyuma numarası bile yapıyorsa 🙂 

                 …
DİKKAT ! Stres Mülakatındasınız.

 Peki ne yapmalısınız ??
  • Kendinizi kontrol edin
  • Sakinliğinizi koruyun ve yavaşlamaya çalışın
  • Kibar,nazik olmaya özen gösterin ( ne kadar istemeseniz de (: )
  • Gülümseyin (tüm mülakat boyunca manasız olarak değil burada ki gülümsemek..(:  )
  • Eğitiminiz ile bir dalga söz konusu ise “Ben bu seviyeye kadar geldim,başka bir düzey bekliyor olabilirsiniz,yükselmeye,gelişmeye gayret göstereceğim…” gibi cümleler kullanın
  • Ya da uyuma numarası yapıyor ise bir kağıda “sizinle tanışmaktan şeref duydum.” yazabilirsiniz.

yani genel olarak asla sinirlenmeyin ve sakinliğinizi koruyun.Kibarlığı elden bırakmayın.Sorumluluk sahibi biri olarak davranın.

Stres mülakatlarında dikkat edilmesi gerekilen bir durum ise mülakatçının,mülakat bittikten sonra adayın bir stres mülakatında olduğunu söylemesi ya da bariz şekilde belirtmesi gerekmektedir.Aksi halde kişilerde psikolojik sorunlar,iş hayatı korkusu,kendini yetersiz görme gibi sorunlar ortaya çıkabilmektedir.
Unutmayın ki bir stres mülakatında iseniz bu sizin için avantaja dönüşebilir.Mimikleriniz,jestleriniz,duruşunuz,konuşmanızla mülakatçıyı etkileyin.Ona bu mülakattan başarılı çıkabileceğinizi gösterin…Bunu yapabilirsiniz. 🙂

İş deneyiminiz yok mu ?

  Neredeyse tüm çalışanlar, çalışma yaşamlarının başında bu sorunu yaşamışlardır. Okulu yeni bitirmiş ya da kariyerinize yeniden yön vermiş olabilirsiniz. Ama iş ilanlarında sektörde 2-3 sene deneyimli çalışan arandığını okudukça, “Eğer kimse beni işe almazsa nasıl 2-3 yıllık iş deneyimine sahip olabilirim?” sorusunu kendinize sadece siz sormuyorsunuz.

İş deneyiminizin olmaması doğal olarak bir dezavantaj olmakla birlikte, yeterli niteliklere sahipseniz işsiz kalmanız olası değildir. Bu nedenle önemli olan, aktif olarak iş arama sürecine başlayana kadar edindiğiniz part-time veya dönemsel iş deneyimleriniz ve bu süre içinde kendinizi nasıl geliştirdiğinizdir. Aşağıdaki size yardımcı olabilecek bazı görüşler sıralanmıştır;
Arkadaş ve aile çevrenizden iş arama sürecinde yardım istemek, yararlı olacaktır. Tabii bu yardım talebi, bir kenara çekilip her şeyi onların yapmasını beklemek anlamına gelmemeli; çünkü kimse sizin işinizi sizden daha iyi yapamaz. İş başvurusu yaptığınız firmalara sadece özgeçmiş yollamak, sonra da bir daha ilgilenmemek de yanlış bir yöntemdir. Özgeçmişinizi yolladıktan bir süre sonra firmayı arayarak, iş hakkında bir gelişme olup olmadığını sorabilirsiniz. Bu davranış aynı zaman da firmaya, sizin pozisyona duyduğunuz ilgiyi de hatırlatacaktır.
Güçlü bir özgeçmiş ve iyi referanslarla iş görüşmesine gittiğinizde, görüşmeyi yapan kişiye bu işi yapabileceğinize inandığınızı, öğrenmeye hazır olduğunuzu, belli bir süre stajyer olarak çalışabileceğinizi; çünkü bu işi cidden istediğinizi anlatmaya çalışın. İşe olan hevesinizin ve ilginizin karşınızdaki kişideki etkisini küçümsemeyin. Doğal olarak işverenler sektörde deneyim kazanmış, yeteneklerini kanıtlamış çalışanları tercih ederler; ama unutmayın, yaptığınız işi sevdiğinizi, bu konuda kendinizi daha fazla geliştirmek istediğinizi, sorumluluk almaktan çekinmediğinizi bilmeleri de sizi tercih etmelerinde etkili olabilir.
İşverenler için firma kültürüne ve politikasına uymanız, Cold Fusion ve Visual Basic bilmeniz kadar önemlidir.
Bu nedenle bilgisayar bilgileri ve iş deneyimi kadar, olası işvereniniz için önemli olan diğer niteliklere de (takım çalışmasına ayak uydurabilme, liderlik ve sorumluluk alabilme…) sahip olduğunuzu vurgulamalısınız. Kişilerarası iletişim yeteneğinizi ve diğer niteliklerinizi mülakat esnasında ortaya çıkarmaya çalışın. Kazandığınız başarılar varsa; bunları özgeçmişinize yansıtmaya özen gösterin.
Bunun yansıra çalışmayı düşündüğünüz firma hakkında görüşmeye gitmeden önce olabildiğince çok bilgi toplamaya çalışın. Örneğin; firmanın temel stratejik hedeflerini, varsa ticari ortaklarını, bakış açısını ve en büyük rakiplerini biliyor musunuz? Eğer bilmiyorsanız yeterince araştırma yapmamışsınızdır. Bu konularda bilgi sahibi olmanız hem görüşme sırasında sizin firmaya olan ilginizi gösterecek hem de firma politikasının sizin kariyer hedeflerinizle tam anlamıyla örtüşüp örtüşmediğini anlamanızı sağlayacaktır.
Firmanın web-sitesi veya İnsan Kaynakları departmanı aracılığıyla işe alım görüşmesini yapan uzmanların isimlerini öğrenmeye çalışın. Bu kişilere direk olarak ulaşmak, özgeçmiş göndermekten bazen çok daha yararlı olabilir. Fazladan bir çaba, kimi zaman bir çok adayın önüne geçmeniz için yeterlidir.
Bir iş başvurusu sonunda görüşmeye çağırılmamış ya da görüşme sonrasında işe alınmamışsanız, nedenini öğrenmeye çalışın. Bu size üzerinde durmanız gereken zayıf yönlerinizle ilgili bilgi verecektir. Belki özgeçmişiniz sizi yeterince yansıtmıyordur. Güvendiğiniz kişilerden özgeçmişinizi incelemelerini isteyin. Onlardan alacağınız tarafsız yorumlar ve geri bildirimler belki özgeçmişinizde son derece önemli olan bazı noktaları değiştirmenizi ve kendinizi özgeçmişiniz yoluyla işverene daha iyi tanıtmanızı sağlayacaktır.

İş görüşmesinde size yardımcı olacak 6 yaklaşım

  
  Bir iş görüşmesinde nasıl davranmanız ve konuşmanız gerektiğine dair yüzde yüz bir kılavuz yoktur, bu her görüşmeye, pozisyona ve sektöre göre değişir. Ancak gerçek olan şu ki sözlü mesajlar vücut dili, yüz ifadeleri ve ses tonlamalarıyla desteklenir. Kelimeleriniz, fiziksel görünüşünüz ve sesiniz iş görüşmesinde önemli etkenlerdendir. İşte size kariyer koçu Robin Ryan’dan birkaç ipucu:

Heyecanınızla başa çıkın
Önemli olaylar, iyi performans göstermemiz gereken durumlar, hepimizi heyecanlı ve stresli yapar. Biraz heyecan performansınızın gelişmesine yardım eder. Fakat hızlı kalp atışları, yüz buruşturma, titreyen bir ses performansınızı; ve güçlü, kendine güvenen, kontrollü imajınızı olumsuz etkileyecektir. Bundan kurtulmak için görüşmeden hemen önce birkaç derin nefes almak size iyi gelecektir. Gözlerinizi kapatın ve sakinleşmeye çalışın.

Hazırlıklı gelin
Görüşmeden bir gün önce, yanınızda götüreceklerinizi hazırlayın. Her zaman yanınızda fazladan özgeçmişinizi de götürün. Özgeçmişinizdeki referansların güncel ve doğru olduğuna emin olun. İşinizle ilgili göstermeniz gereken örnekler varsa yanınıza almayı unutmayın. Görüşme sırasında soracaklarınızı da bir liste haline getirebilirsiniz. Gitmeden önce mutlaka yol tarifini almış olun, eğer daha önce gitmediğiniz bir yerse evden mutlaka erken çıkın. Görüşmeye geç kalmak kaçınılması gereken en büyük hatalardan biridir.

İlk izlenim önemli
Siz “Merhaba” demeden önce iş görüşmenizi yapan kişi sizin görünüşünüzü, temizliğinizi, tarzınızı gözden geçirip şirketi temsil edecek biri olup olmadığınıza karar verir.
Her ne kadar günümüzde artık şirketler artık kıyafet konusunda daha rahat davransa da kıyafetlerin seçimi ve temizliği hala büyük önem taşıyor. İş görüşmesine giderken formal bir kıyafet, mümkünse takım elbise seçin. Görüşme yaptığınız kişiyi sıcak bir şekilde selamlayın ve sıkı bir şekilde tokalaşın. Bunlar ilk izlenimde büyük önem taşır.
Sözsüz iletişim
İçten bir gülümseme sıcak ve kendine güvenen bir mesaj verir. Göz kontağı kurmak, İnsan Kaynakları uzmanlarının en çok dikkat ettiği noktalardan biridir. Verdiğiniz mesajın ve anlattıklarınızın doğru ve inanılır olması hayati önem taşır.

Destekleyici belgeler getirin
İş görüşmesinde anlattıklarınızı belgelerle desteklemeniz söylediklerinizin inandırıcılığını arttıracaktır. Bu tabii ki her sektör ve her pozisyon için mümkün değildir ancak daha önceki çalışmalarınızı getirebiliyorsanız, işi gerçekten yapabileceğinize dair kanıtlar sunabilirsiniz.

Dinleyin
İş görüşmenizi gerçekleştiren İnsan Kaynakları uzmanı için en çok sıkıntı yaratan şeylerden biri sorduğu soruların anlaşılmamasıdır. Bu nedenle karşınızdakini dikkatlice dinleyin.
  ve unutmayın eğer iş görüşmesine hazırlanıp gittiyseniz ve kendinizi doğru bir şekilde ifade ettiğinize inanıyorsanız, bırakın her şey oluruna varsın.Şöyle düşünün : kaybedecek neyiniz var ki (: Başarısız da geçse her mülakatın kişiye kattığı önemli bir katkı vardır…