Oryantasyon Eğitimi

Nedir Oryantasyon diye sorduğumuzda Wikipedia bize der ki :

“Çalışma yaşamına yeni başlayanlara veya işletme içinde görev konumları değişen personele uygulanan eğitime oryantasyon eğitimi denilmektedir. Yeni işin gereği olarak, yeni bilgilerin edinilmesi, düşünsel ve bedensel becerilerin kazandırılması maksadıyla uygulanan eğitsel programlardır.”

 Sadece çalışma hayatında değil yeni bulunduğumuz her ortamda insanların gözlemleme, anlamlandırma, öğrenme dönemi olur. En basiti yeni bir markete gittiğinizde yönlendirme bilgileri olmadan makarna almak için market içinde döner durursunuz. 🙂

Oryantasyon2

Peki iş hayatına yeni başladığınızda ya da yeni bir iş başlangıcında bu durum değişir mi ? 
Hayır.
Bir çok firma yeni personellerine şirketi(misyon,vizyon,hedef),ürünlerinin ya da verdikleri hizmetlerin bilgisi,çalışanları, çalışılan yeri, gerekli dokümantasyonlar, araç-gereç yardımlarını hatta tuvaletin yerinin 🙂 bilgisini verir. Ancak bazı firmalar oryantasyon dönemini gereksiz bulur ve bir an önce personelden aksiyon almak ister.
Bu tür firmalar bilmelidirler ki ; zamandan ve maddiyattan tasarruf yapmak isterken bu süreç ters tepebilir. Çünkü personel yeni işine ve ortamına alışmaya çalışmak, neyi-nasıl yapacağını anlamak, kime bilgi vermesi gerektiğini bilmek gibi basit konularda aklını meşgul ettiği için o işi doğru yapamaz hatta yanlış yapar.Bunun sonucunda motivasyon ve performans en tepedeyken düşmeye başlar.
Koşarak geldiği iş yerine ikilemde kalarak gelmeye başlar, kendini dışlanmış hisseder… Ve bir yetenek daha kaybolur.. ( sonra bizim turnover neden atmosferi geçti!)
 Mesela Temel bir oryantasyonda neler olmalı ?

“Oryantasyon Eğitimi” öğesini okumaya devam et

Motivasyon nasıl sağlanır ? – The puzzle of motivation

Bazen en iyi şirketlerin bile çözemediği sorunlar vardır ; ” piyasanın üstünde ücret veriyoruz, ödüllendirme yapıyoruz, araba veriyoruz, en iyi yemekleri sunuyoruz, pikniklere götürüyoruz( 🙂 )… yine motivasyonu sağlayamıyoruz. Daha ne yapmalıyız!”  serzenişleri. Belki bi’şey yapmamalıyız, olamaz mı ? Durmalıyız ve düşünmeliyiz.

Yolu bilmeden koşmaktansa,yolunu bilip sağlam adımlarla ilerlemek başarıya götürür.
Konuyla ilgili lafı uzatmadan izlemeyenler için bu şahane TED The Puzzle of Motivation” adlı sunumuyla yer alan kariyer analisti Dan Pink, videosunu izlemenizi tavsiye ederim.

Mutlu, güzel,güneşli günler.. 🙂

Yüksek Başarı Gösteren Takımların Karakteristik Özellikleri

 

Günümüz işletmelerinde örgütsel bir başarı için takım çalışması zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır. Böyle bir başarıda yöneticilerin, bu tür yüksek performanslı takımları oluşturmada ve üyelerinin tatminlerini sağlamada önemli sorumlulukları vardır. Başarılı takımların genelde önemli bazı nitelikleri mevcuttur. Örneğin, ortak bir amaç, güven, destek, karşılıklı etki, açık bir iletişim, yüksek katılım, sorunlarla başa çıkabilme becerisi gibi.
Yüksek performanslı takımların ortak özellikleri genelde 8 başlık altında toplanmaktadır. Bunlar :

  • Katılımlı bir liderlik biçimi (Participative Leadirship)
  • Ortak bir sorumluluk ( Shared Responsibility)
  • Ortak bir amaç ( Common Purpose)
  • Olumlu ve yüksek bir iletişim ( High Communication)
  • Görev odaklı bir çalışma (Task Focus)
  • Geleceğe yönelik ve değişmeye açık bir potansiyel (Future Focus)
  • Yaratıcılık Yeteneği (Creating Talents)
  • Hızlı bir tepki biçimi ( Rapid Response)
Bu özellikleri açıklamak gerekirse :
Katılımlı bir liderlik biçimi : Burada lider üyelerini bilgili kılar, onları düşünce ve eylemlerinde serbest bırakır ve hizmet eden bir yaklaşım sergiler.
Ortak bir sorumluluk : Burada her takım üyesinin yapıları işten kendini sorumlu ve hatta yönetici hissettiği bir ortam yaratılarak performansları arttırılmaya çalışılır.
Ortak bir amaç : Burada üyelere böyle bir takımın neden kurulduğuna ve nasıl bir fonksiyon gördüğüne ilişkin bir duygu verilmeye çalışılır.
Olumlu ve yüksek bir iletişim : Burada üyeler arasında açık bir güven ortamı ve dürüst bir iletişim sağlanır.
Görev odaklı bir çalışma : Yapılan takım toplantılarında üyelere sonuca çabuk ulaşmaya ilişkin kararlar almaları sağlanmaya çalışılır.
Geleceğe yönelik ve değişmeye açık bir potansiyel : Burada değişme, gelişmenin bir fonksiyonu olarak düşünülüp, üyeler değişme doğrultusunda pekiştirilir.
Yaratıcılık Yeteneği : Üyelere yaptıkları işe kendi yaratıcılık yeteneklerini katmaları istenir. Üyeler ancak böyle bir katılımla değişik ve başarılı işler ortaya koyabilirler.
Hızlı tepki veya karar biçimi : Burada amaç takım üyelerinin zamanında fırsatları değerlendirip, gecikmeden karar vermelerini sağlamaktır.
Böylece bu tür özelliklere sahip olan takımlar, daha başarılı olma şansına sahip olacaklardır.
  Takımların başarılı olmalarını etkileyen bir diğer faktör de informal rollerdir. Gerçekte takımların sahip oldukları birçok sorunun çözümünde üyeler kendilerinin ve başkalarının rollerini iyice anladıkları ölçüde takıma katkıda bulunmaktadırlar. Örneğin, bir futbol takımı antrönörüyseniz, oyuncularınızın en iyi oynayabilecekleri yerleri tayin etmeniz gerekir. Buda onların yeteneklerini en kısa süre içinde öğrenmenize bağlıdır. Bu oyuncu ileride mi yoksa geride mi oynar? En iyi performansı nerede gösterir ? Bunları saptadıktan sonra oyuncuya belirli bir görev verilir. Bu kurallar iş takımları için de geçerlidir. Burada yöneticiler  ortak bazı amaçlar gerçekleştirmek için yanında çalışan kişilere farklı roller vererek, onları motive ederek tıpkı bir futbol antrönörü gibi görev yaparlar. İşte bu informel rolleri iyi bildiği ölçüde takımın başarısı veya amaca ulaşma şansı artar. Diğer bir deyimle yüksek performansa sahip bir takım geliştirmek bu takımın rollerini iyi bilmelerine bağlıdır. Bu üyeler anahtar olan temel rollerini en iyi şekilde bilip, doldurmak ve bu rolleri sahip oldukları yetenekleri kullanarak yerine getirmek durumundadırlar.
Kaynak: Örgütsel Davranış – Prof. Dr. Enver Özkalp, Prof. Dr. Çiğdem Kırel