8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ

 

8 Mart… Yılda bir güne adanan ancak her gün hatırlanması gereken kadınların günü, emekçilerin günü.

Sadece Türkiye değil Dünya’da hala eşitliği, özgürlükleri, mutluluğunu savunmaya çalışan kadınlar ve bu sessiz çığlıklarının, çaresizliklerinin duyulmadığı- önemsenmediği bir Dünya.

Daha dün yine birçok şiddet, ölüm haberi görmüşken bugün kadınların değerinin anlatılacağını ve yarın yine aynı kervan devam edeceğini hepimiz biliyoruz. Artık bilmekle kalmayıp ses çıkarmamız gerekiyor. Tıpkı 1857’de yapıldığı gibi. Bugünün varoluş sebebi gibi…

Peki ne oldu 8 Mart 1857 de ?

“8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ” öğesini okumaya devam et

Oryantasyon Eğitimi

Nedir Oryantasyon diye sorduğumuzda Wikipedia bize der ki :

“Çalışma yaşamına yeni başlayanlara veya işletme içinde görev konumları değişen personele uygulanan eğitime oryantasyon eğitimi denilmektedir. Yeni işin gereği olarak, yeni bilgilerin edinilmesi, düşünsel ve bedensel becerilerin kazandırılması maksadıyla uygulanan eğitsel programlardır.”

 Sadece çalışma hayatında değil yeni bulunduğumuz her ortamda insanların gözlemleme, anlamlandırma, öğrenme dönemi olur. En basiti yeni bir markete gittiğinizde yönlendirme bilgileri olmadan makarna almak için market içinde döner durursunuz. 🙂

Oryantasyon2

Peki iş hayatına yeni başladığınızda ya da yeni bir iş başlangıcında bu durum değişir mi ? 
Hayır.
Bir çok firma yeni personellerine şirketi(misyon,vizyon,hedef),ürünlerinin ya da verdikleri hizmetlerin bilgisi,çalışanları, çalışılan yeri, gerekli dokümantasyonlar, araç-gereç yardımlarını hatta tuvaletin yerinin 🙂 bilgisini verir. Ancak bazı firmalar oryantasyon dönemini gereksiz bulur ve bir an önce personelden aksiyon almak ister.
Bu tür firmalar bilmelidirler ki ; zamandan ve maddiyattan tasarruf yapmak isterken bu süreç ters tepebilir. Çünkü personel yeni işine ve ortamına alışmaya çalışmak, neyi-nasıl yapacağını anlamak, kime bilgi vermesi gerektiğini bilmek gibi basit konularda aklını meşgul ettiği için o işi doğru yapamaz hatta yanlış yapar.Bunun sonucunda motivasyon ve performans en tepedeyken düşmeye başlar.
Koşarak geldiği iş yerine ikilemde kalarak gelmeye başlar, kendini dışlanmış hisseder… Ve bir yetenek daha kaybolur.. ( sonra bizim turnover neden atmosferi geçti!)
 Mesela Temel bir oryantasyonda neler olmalı ?

“Oryantasyon Eğitimi” öğesini okumaya devam et

Bak Beyim Sana İki Çift Lafım Var!

    Uzun zamandır iş arıyorum yani hayalimde ki işi arıyorum demem lazım. Hayalinize kavuşmak pek tabii o kadar kolay olmuyor. Yine olumlu yanından bakacak olursam; İK’cı kimliğimden yalınlaşarak tamamen aday olmanın tadını ve zorluğunu, seçen değil seçilen olmanın stresini, heyecanını yaşıyorum. Bana kattığı artılar sadece bu olmadı aynı zaman da pek çok firmanın işe alım süreçlerini gözlemleme, bilgi sahibi olma yeri geldiğinde ise soğuk rüzgarların estiği durumlarda bulunmama neden olmadı değil :))
  Yaptığım genel gözlemlere göre açıkça söyleyebilirim ki çoğu şirket hızlı bir şekilde İK alanında yenilikler ve gelişmelerde atağa geçmiş durumda. İşverenler değiştirilemez ve farkındalık yaratan tek kaynaklarının çalışanları olduğunun farkına varmaya ve bu konuda geliştirici yöntemler uygulamaya başlamış. Örneğin bu firmaların çoğunda “akademi” olgusunun yaratıldığını ve sadece bir oluşum olarak kalmadığını,son derece önemli çalışmalarla faaliyet gösterdiklerini söyleyebilirim.
  Tüm bu güzel gelişmeleri yanında “saldım çayıra” İK yaklaşımlarını da maalesef gördüm. Hala “gelmediğiniz saatleri/günleri belirleyip tiiiyykıtınızdan (ticket demeye çalışıyor) ya da yol ücretinizden keseriz!!”  yaptırımlarıyla personelin devam durumunu kontrol altına almaya çalışan firmalar var. ( Do you know İşveren Markası ? , ÇDÖ ? ) Bir de beni benden alan “Allah’ım burada ne işim vardı ? ” dediğim bir görüşme anımı paylaşma istiyorum.

  Malum gizli ilan vermeyi severiz 🙂 Yine bir ‘sektöründe lider firma‘ ile görüşmem için sabah erken saatte kalkıp hazırlandım ve 2 saat süren yolculuğuma başladım ( şehir değiştirmedim tabii ki İstanbul trafiği keyfiee 🙂 ) görüşmeye davet ettiklerinde şirket ismini söyleyeme teşrif ettikleri için epeyce bir araştırma yapıp hatta İK çalışanlarını bile ‘stalker’ gibi inceledim. ( Evet, görün ne kadar önemlisiniz şirket için Ey İK! senin aynanın karşısında dudak büzerek verdiğin fotoğraf benim için sorgulamaların başladığı yerdir. ) Neyse görüşme yerine vardım, plaza ruhunun merkezi!! Starbucks gurmeleri ellerinde kahveleriyle yine bir şeyler ‘set’ ediyordu :))  Santralden geldiğimi bilgi verdiler, o sırada “baban nabioo ?” sorularının sorulduğu revizenin dibini görmesi gereken bir başvuru formu doldurdum.  Görüşme saatimi biraz geçti ve ortalıkta hala bir hareket yoktu derken 2 kişi daha aynı pozisyon için görüşmeye geldi. 5 dakikaya filan mı sığdırmaya çalışıcaklar İK görüşmesini acaba diye kendi kendimi eğlendirirken ( sıkıldım haliyle) geldi bizim güler yüzlü İK’cı.
Merhabalar, hoşgeldinizler buyrun şöyle vs. beni görüşme odasına aldı. Elimde ki montumu ve çantamı yan sandalyeye koymak için atak yapmıştım ki  (daha oturmadım bile gençler 🙂 )

“Evett Gizem Hanımm! Kendinizi anlatır mısınız ? ” sorusu geldi. ( ben “tşk. cınım iyiyim siz nasılsınız ? valla şirketi kolay buldum yeriniz güzel” klişesine hazırlamıştım kendimi  ) Ani gelen bu soru karşısında tepkimi belli etmemek için zorlasam da motivasyon olarak bitmiştim.
Kendimden bahsettikten sonra bu sefer sorular gelmeye başladı ve dedi ki işe alım UZMANI kızımız ;
“stres altında, yoğun tempoda çalışır mısınız ? Zaten çalışamazsanız 2 aylık süreç içinde biz çıkarıyoruz hemen personeli” ,
 bu ve bunun gibi bir çok saçma sorudan sonra ben bu işin bana yâr olmayacağını anlayınca tepkisel cevaplar verdim haliyle. Görüşmenin 10. dakikasında İK’nın onlar için çok önemli olduğunu, görüşmelerde çok titiz olacaklarını belirtip görüşmeyi sonlandırdı. Olumlu/ olumsuz dönüş yapacaklarını söyledi.
Şimdi ben neye yanayım ? O kadar yolu bir de geç kalmamak için koşturduğuma mı yanayım hala İK’dan anlamayan insanların şirketin imajlarına nasıl zarar verdiklerine mi yanayım ? Bir yandan gerçekten hayran kaldığım görüşmecilere/şirketlere ya da “ateşi buldum terk” şirketlerin hala var olduğuna ve bu arada ki uçuruma mı yanayım ?
Yanayım yanayım ateşlerde yanayımmm derken L&M İsmail abiyle yazımı noktalıyorum :))

Sevgiler,

Gizem

Mesele Adam Olabilmekte

   Nedir 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ?

8 Mart Dünya kadınlar Günü’nün kutlanması olayı 1857 yılına dayanmaktadır. O yılda gerçekleşen üzücü bir olaydan sonra her yıl 8 Mart tarihinde Dünya Kadınlar Günü kutlanır.8 Mart 1857 yılında Amerika’nın New York kentinde bir tekstil fabrikasında çalışan ve çoğunluğu kadınlardan oluşan 40 bin kişinin daha iyi koşullar altında çalışmak için grev yapmaları üzerine grevi engellemek isteyen polislerin işçileri fabrikaya kilitlemesi ve fabrikada çıkan yangın sonucu 129 kişinin ölmesi sonucu her yıl 8 Mart günü aslında, “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olarak kutlanır.


     8 Mart Dünya kadınlar günü bu yıl ülkemiz için daha önemli.
  Nice kadınlarımız taciz/şiddet/cinayete kurban giderken ve ben bu yazıyı yazarken bile bir kadın şiddet görürken, 8 Mart kutlanıp 9 Mart günü unutulan bir gün olmamalı. Kadın olmak evde, iş yerinde, yolda, bir minibüsün içinde bile zor… 

  Konuyla ilgili çok güzel bir köşe yazısı okudum bugün ve sizlerle paylaşmak isterim :
    Ayrıca bugüne özel bir çok firma duyarlılık göstererek yaratıcı paylaşımlar yaptı. İçlerinden en sevdiğim ve bana göre dikkat çeken aşağıda paylaştığım iki ilan oldu.





Saygılarımla,
Gizem

#8martdunyakadınlargunu

Pazartesi seni çağrıyor!

Bayram bitti. Her tatil gibi ışık hızıyla geçti. Çoğumuzun “aaa ne çabuk geçti yeaa” diye haykırmasıda işe yaramıyor maalesef. Pazartesi “bayramdan sonra hallederim” , “tatil bitsin sonra bakarız” … diye itelediğin bir çok iş yeni haftada laps diye ” halletseydim keşke” lere dönüşecek.

Bizim için bayram sonrası “eleman bulma” umuduyla yeşerdiğimiz bir hafta olacak. Bayram için memlekete gidenler, uzun tatil için istifayı basıp giden o kadar çok kişi oldu ki, tatil bitimiylede bir o kadar dönen olur diye umuyoruz. ( bardağın yarısı hep dolu )

Enerjiler yerindeyse yıl sonu yoğunluğu için kemerlerinizi bağlayın :

Best wishes,